TUZLA FİRMA REHBERİ|FİRMA EKLE

Evin Döner Tuzla Marina

Evin Döner Tuzla Marina

Firmamı Nasıl Rehbere Ekleyebilirim?


Firmamı Nasıl Vitrine Çıkartabilirim?

20 Ağustos 2019 Salı

Osmanlı Denize Böyle Girerdi!

Hamam sıcak suyla bilinir. Denizin orta yerinde kurulan hamamlar için ise durum böyle değil. Osmanlı devrinde yaz mevsimine münhasıran kurulan deniz hamamları, o zamanlar denizleri şenlendirmenin başkacasıydı. Ayrıntılar...

21 Haziran 2014 Cumartesi 19:40
Osmanlı Denize Böyle Girerdi!
Hamam sıcak suyla bilinir. Denizin orta yerinde kurulan hamamlar için ise durum böyle değil. Osmanlı devrinde yaz mevsimine münhasıran kurulan deniz hamamları, o zamanlar denizleri şenlendirmenin başkacasıydı.

Karpuz kabuğu denize düştü düşecek. Yani yüzme mevsimi başladı sayılır. Emekli kesimi çoktan tası tarağı toplayıp sayfiye mekânlara göçtü. Kış ve güz mevsiminde metruk bir halde bekleyen sahil şeridi tabanların kavrulacağı sıcak günlerde yeniden şenlenecek. Bilhassa büyük şehirlerde serinlemek veya ikinci bir eve taşınmak, yeni bir âdet değil elbet. Yanı başındaki denizle yüzyıllardır hemhal olanlar, dini hassasiyeti de göz ardı etmeyerek yeni bir kültür inşa etmiş kıyılarda. Varlıklı aileler, İstanbul’un Suriçi yakasından Anadolu tarafına ve Adalar gibi mücavir alanlara taşınırken, gidemeyenler ise en yakın sahilde bulunan deniz hamamlarına gider, şifalı olduğu bilinen deniz suyunda ferahlarmış. Denizde hamam olur mu hem de sıcak suyla demeyin. Zira diğer ismiyle derya hamamları, o devirde bambaşka bir serinleme geleneği anlamına geliyor. Kıyının az ötesine kurulmuş, ahşap paravanlarla çevrili, kadın ve erkeklerin ayrı kullanımına mahsus yüzme mekânları, XVII. yüzyıl seyyahı Evliya Çelebi’den Cumhuriyet dönemine değin kullanılagelmiş.

‘Birbirlerine der-aguş edüp, felekten kam alup’

Evliya Çelebi ‘Birbirlerine der-aguş edüp, felekten kam alup’ diyerek anlatıyor İstanbul’un Eyüp semti kıyılarında gördüğü deniz hamamında yüzenleri. Yaygın kanaate göre, Osmanlı’da görülen deniz hamamlarının 19. yüzyıldan kalma bir gelenek olduğu farz ediliyordu. Ne var ki Evliya Çelebi’nin müşahedatı, bu geleneği çok daha gerilere taşımış hatta kaptanlara mahsus deniz hamamlarının bulunduğundan haberdar etmiş bizi. Bu sayede, erkek ve kadınların birbirlerini görmeyecek şekilde denize girmeleri belirli bir düzen şeklini alırken, bir adabın da oluşmasına meydan vermiş. Hamamlar sıcak mevsimlere mahsustu elbette. Fakat deniz hamamı ise serinletici vasfıyla, genellikle İstanbul sahillerine ait. “Mayısın nihayetleri oldu mu Fenerbahçe’ye girilecek bostanın yanındaki yoldan keser sesleri işitilirdi. Bunlar deniz mevsimi geldiği için yapılan hamamlardı.” diyor Sermet Muhtar Alus. Osmanlı İstanbul’unun kültür ve yaşayışını resmettiği yazılarıyla tanıdığımız merhum muharrir, Kadıköy sahillerinde henüz kurulan hamamları kabasıyla anlatırken biri erkek, biri kadınlara ait iki deniz hamamının bulunduğunu, ikisi arasında yaklaşık 50 metre mesafe olup, büyükçesinin erkeklere mahsus olduğuna işaret ediyor. Küçük bir iskeleyle sahile birleştirilen yüzme alanı, kıyı şeridindeki sığ yerlere çakılan ahşap kazıkların üzerine oturtulur, kenarlardan kesinlikle etraftan görülmeyecek şekilde ahşapla kapatılırmış. Büyükleri 20×30, küçükleri ise 15×20 ebatlarında olan hamamların derinliği de bir buçuk metre civarında olurmuş. Kıyafet değişimi için gereken hücrelerin yanı sıra yerleşim yerlerinden görünmemesi için tenteyle örtülür, keresteler her yüzme mevsimi ardı sıra sökülerek, seneye intikal edermiş. Zira fırtınaya tutulabilir veya gemi, mavna çarpmasıyla tahrip olabilirdi bu ahşap havuzlar.


(Umumî deniz hamamlarının yanı sıra yalıların önünde hususi hamamlar da bulunuyordu.)

Hamamlar cemiyet mekânları

Şehremanetinin 1870’te ilan ettiği nizamname ile bilhassa çürümeyecek, sağlam tahtalardan bina edilmesi tebliğ edilmiş olsa da kimi zaman çivi çıkması ve aşınma gibi sebeplerden ötürü kazalara mahal verilebilirdi. Gazete, dergi okurken dinlenmeye müsait gezinti alanları, sair meşrubat içilebildiği kahvehane, denize karışmayan tuvaletler, yüzme hocası ve cankurtaranın bulunduğu localarıyla tam teşkilatlı bir yapıdan oluşup, daha çok serinlemek için düşünülmüştü. Hamamlar arasındaki mesafe, kadınların sesi erkekler tarafından duyulmayacak uzaklığa göre belirlenirdi. Erkekler tarafında denize nazır olan taraf açık bırakılır, buradan sızıp kadınları gözlemek isteyen kişiler, tekneyle civarda bulunan belediye çavuşu tarafından cezalandırılırdı. Deniz hamamları o vakitlerde, serinleme olduğu kadar civar semtlerden gelen ahalinin toplanarak, sosyalleştiği bir mecra imiş. Yiyecek içeceğin satılabildiği yerlerde, yüzme kıyafetini temin etmek de yine işletmenin vazifeleri arasında bulunurdu. Müşterilerin kullanımı için uzun don, havlu, peştamallar bulundurmak zaruretlerden biriydi. Erkekler göbekle dizler arasını örten, kadınlar ise boğazdan ayak bileklerine kadar örten gecelik benzeri kıyafetler giyerek suya girebiliyorlardı. Kadınların bulunduğu hamamlar erkeklerinkine nazaran daha kalabalık olup, kadınlar ellerinde bohçayla takım taklavat hamamın yolunu tutarlarmış. İçeride yüzme bilmeyenler için havuzun kenarına küçük halatlar gerilir, bu kişiler ancak böylece tutunarak denize girebilirlermiş. Hamamın dışında ise jimnastik yapmaya yarayan trapez halkalar, askılı ipler bulunmakla birlikte ayrıca buralarda içki satışı da yasakmış. Sarhoş gelenler içeri katiyen sokulmazmış.

(Moda deniz hamamı)

Haberin devamı için buraya tıklayınız...
Zaman Gazetesi | Zaman.com.tr
Anahtar Kelimeler: Evliya Çelebi

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    BizimTuzla.com'un Yeni Versiyonunu Nasıl Buldunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV